KriptoHaber.live

Uyuyan Bitcoin cüzdanları mahkemelik oldu: Charles Hoskinson’dan sert tepki

New York’ta açılan dava, yıllardır hareket etmeyen 39 bin 69 Bitcoin cüzdanının terk edilmiş mal sayılıp sayılamayacağını gündeme taşıdı. Cardano kurucusu Charles Hoskinson, öz saklama hakkını hedef aldığı gerekçesiyle davaya sert tepki gösterdi.

Google'da Takip Et

Aramalarınızda KriptoHaber.live haberlerini öncelikli görün

Takip Et

Kripto piyasasında öz saklama hakkı ve dijital varlık mülkiyeti tartışmasını büyüten dikkat çekici bir dava gündeme geldi. New York’ta açılan davada, yıllardır işlem yapmayan 39 bin 69 Bitcoin cüzdanı için terk edilmiş mal hukuku kapsamında mülkiyet talep ediliyor.

Cardano kurucusu Charles Hoskinson ise söz konusu davaya sert tepki gösterdi. Hoskinson, bir cüzdanın uzun süre hareketsiz kalmasının, o varlığın terk edildiği anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın kripto dünyasında ciddi bir mülkiyet hakkı tartışması başlattığını vurguladı.

New York’ta uyuyan Bitcoin cüzdanları için dava açıldı

Dava, Noah Doe adını kullanan bir davacı tarafından 1 Mayıs 2026’da New York Eyaleti Yüksek Mahkemesi’ne taşındı. Davacı, en az beş ila altı yıldır hareket etmeyen Bitcoin cüzdanlarını tespit etmek için bir algoritma kullandığını ve bu adresleri “bulunmuş mal” kapsamında New York Polis Departmanı’na bildirdiğini öne sürüyor.

Haberin Devamı

Dosyada, 39 bin 69 Bitcoin cüzdan adresinin mülkiyetinin mahkeme kararıyla davacıya verilmesi talep ediliyor. Davanın dayanağı olarak New York Kişisel Mülkiyet Yasası’nın bulunmuş ve terk edilmiş mallara ilişkin 7-B maddesi gösteriliyor.

Davacı tarafın iddiasına göre cüzdan sahiplerine OP_RETURN mesajları, halka açık bir internet sayfası ve basın duyurusu yoluyla bildirim yapıldı. Bildirim sürecinden sonra zincir üstünde hareket gösteren bazı cüzdanlar listeden çıkarıldı; geri kalan adreslerin ise yanıt vermediği savunuldu.

3,7 milyon BTC iddiası dikkat çekti

Davaya konu edilen adreslerin toplamda yaklaşık 3,7 milyon BTC tuttuğu ileri sürülüyor. Mevcut fiyatlarla bu miktarın yüz milyarlarca dolarlık bir değere karşılık geldiği belirtiliyor.

Listede Satoshi Nakamoto ile bağlantılı olduğu iddia edilen adreslerin ve Mt. Gox saldırganıyla ilişkilendirilen cüzdanların da bulunduğu öne sürülüyor. Bu nedenle dava, yalnızca teknik bir mülkiyet anlaşmazlığı olarak değil, Bitcoin tarihinin en büyük ve en hassas cüzdan kümelerinden bazılarını ilgilendiren bir süreç olarak görülüyor.

Ancak davacının bu cüzdanlara ait özel anahtarlara sahip olduğu iddia edilmiyor. Bu nokta kritik önem taşıyor; çünkü Bitcoin ağında varlıkların hareket ettirilebilmesi için ilgili özel anahtarla kriptografik imza oluşturulması gerekiyor.

Hoskinson’dan sert çıkış

Cardano kurucusu Charles Hoskinson, davanın kripto topluluğunda gündem olmasının ardından X üzerinden sert bir paylaşım yaptı. Hoskinson, uzun süre dokunulmayan bir varlığın yalnızca hareketsizlik gerekçesiyle başkası tarafından talep edilmesini eleştirdi.

“Kasanda parayı çok uzun süre bıraktın, artık ben istiyorum” anlamına gelen bir benzetmeyle davaya tepki gösterdi.

Hoskinson’ın çıkışı, kripto piyasasında özellikle öz saklama savunucularının endişelerini yansıttı. Tartışmanın merkezinde, bir Bitcoin cüzdanının yıllarca işlem yapmamasının terk edilme kanıtı sayılıp sayılamayacağı sorusu yer alıyor.

Mahkeme kararı Bitcoin’i hareket ettirebilir mi?

Davanın en önemli teknik boyutu, mahkeme kararı ile blokzincir üzerindeki kontrolün aynı şey olmaması. Bir mahkeme, teorik olarak belirli adresler üzerinde hukuki bir hak tanıyabilir; ancak Bitcoin ağı bu kararla otomatik olarak varlık transferi yapmaz.

Cüzdandaki BTC’lerin taşınabilmesi için özel anahtarın bilinmesi gerekir. Davacının özel anahtarlara sahip olmaması, olası bir mülkiyet kararının pratikte nasıl uygulanacağı konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.

Bu nedenle dava, doğrudan Bitcoin transferinden çok, dijital varlıklar üzerinde hukuki mülkiyet iddiasının sınırlarını test eden bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Öz saklama hakkı mahkemede sınanıyor

Kripto dünyasında uzun vadeli yatırımcıların Bitcoin’lerini yıllarca soğuk cüzdanlarda hareketsiz tutması yaygın bir güvenlik stratejisi olarak biliniyor. Bu nedenle hareketsizlik, geleneksel bankacılık sistemindeki unutulmuş hesaplardan farklı şekilde yorumlanıyor.

Banka hesaplarında saklayıcı kurum, müşteri kayıtları ve yasal dormansi prosedürleri bulunurken, öz saklamalı Bitcoin cüzdanlarında böyle bir merkezi aracı yok. Cüzdanın hareket etmemesi, sahibinin varlıklarından vazgeçtiği anlamına gelmeyebilir.

Dava kapsamında eski cüzdan formatları ve bazı adreslere yapılan bildirimlerin teknik geçerliliği de tartışma konusu olabilir. OP_RETURN mesajlarının tüm potansiyel sahipler açısından geçerli bildirim sayılıp sayılamayacağı mahkeme sürecinde gündeme gelebilecek başlıklardan biri.

Bitcoin mülkiyeti için emsal olabilir

Dava henüz bir karara bağlanmış değil. Mahkeme, Noah Doe adlı davacıyı cüzdanların veya içlerindeki Bitcoin’lerin sahibi ilan etmiş değil. Buna rağmen dosya, dijital varlık mülkiyeti, öz saklama ve terk edilmiş mal hukuku açısından önemli bir tartışma başlattı.

ABD’de yasa yapıcıların dijital varlık sahipliği, transfer hakkı ve öz saklama özgürlüğü üzerine yeni düzenlemeleri tartıştığı bir dönemde bu dava daha da kritik hale geliyor.

Kripto topluluğunun önemli bir bölümü, yalnızca cüzdan hareketsizliğine dayanarak mülkiyet iddiasında bulunulmasının tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini savunuyor. Eğer mahkeme bu yönde ilerlerse, uzun süre işlem yapmayan soğuk cüzdanların hukuki statüsü dünya genelinde daha fazla tartışılabilir.

Çerez Kullanımı

Sitemizde size daha iyi bir deneyim sunabilmek ve reklamları kişiselleştirebilmek için çerezler kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Çerez Politikamızdan ulaşabilirsiniz.