Donald Trump ailesinin desteklediği kripto para girişimi World Liberty Financial'ın, ABD Para Birimi Denetleme Ofisi'nden (OCC) ulusal tröst bankası lisansı almaya çok yakın olduğu iddia edildi. Söz konusu lisansın verilmesi halinde şirket, USD1 isimli stablecoin'i için daha geniş kapsamlı finansal hizmetleri federal denetim altında sunabilecek.
Lisans kararı USD1 ekosistemini güçlendirebilir
Konuya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre OCC'nin başvuruya ilişkin kararını kısa süre içinde açıklaması bekleniyor. Başvurunun onaylanması halinde World Liberty Financial, USD1 stablecoin'inin ihraç ve geri alım süreçlerini doğrudan yönetebilecek, rezervlerini kontrol edebilecek ve dijital varlık saklama hizmetleri sunabilecek.
Ulusal tröst bankası statüsü ayrıca şirketin kurumsal yatırımcılarla çalışmasını kolaylaştırabilecek ve stablecoin işlemlerinde daha bütünleşik bir altyapı oluşturmasına imkan sağlayabilecek.
Siyasi tartışmalar sürüyor
Başvuru süreci ise yalnızca finansal yönüyle değil, siyasi boyutuyla da tartışma yaratıyor. Demokrat siyasetçiler ve bazı bankacılık kuruluşları, Donald Trump ile şirket arasındaki bağların olası çıkar çatışmalarına yol açabileceğini savunarak OCC'nin değerlendirme sürecinin daha dikkatli yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Özellikle Senatör Elizabeth Warren, ulusal güvenlik ve etik kaygıları gerekçe göstererek başvurunun ertelenmesi çağrısında bulundu. ABD Temsilciler Meclisi'nin de USD1 stablecoin'iyle bağlantılı bazı uluslararası işlemler ve yatırım ilişkileri hakkında inceleme yürüttüğü aktarıldı.
OCC'nin vereceği karar yakından izleniyor
World Liberty Financial, son dönemde ABD'de dijital varlık şirketlerinin bankacılık sistemine entegrasyonunu hedefleyen başvurular arasında öne çıkıyor. Daha önce Circle, Ripple ve BitGo gibi şirketlerin de benzer lisans süreçlerinde önemli aşamalar kaydetmesi, sektör genelinde düzenleyici yaklaşımın değiştiğine işaret ediyor.
Ancak World Liberty Financial'ın Trump ailesiyle olan ilişkisi nedeniyle OCC'nin vereceği kararın yalnızca kripto sektörü açısından değil, Washington'daki siyasi tartışmalar açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.