Avrupa Birliği’nin kripto varlık hizmet sağlayıcıları için hazırladığı MiCA çerçevesi yürürlüğe girerken, sektörde şirket kuruluşu ve lisans başvurularına ilişkin tablo da daha görünür hale geldi. Crypto.news’te yayımlanan ve ESMA Geçici MiCA Sicili verilerine dayandırılan değerlendirmeye göre, sicilde 22 Mayıs 2026 itibarıyla 204 yetkili CASP yer alıyor ve bunların 51’i yalnızca 2026 içinde onay aldı.
Tek lisansla 27 pazara erişim öne çıkıyor
MiCA’nın en kritik avantajı, bir üye ülkeden alınan CASP yetkisinin gerekli bildirimlerin ardından Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesine yayılabilmesi. Kaynak analiz, bu yapının AB’yi küresel kripto girişimleri için güçlü bir merkez haline getirdiğini; sicilde yer alan 91 şirketin 27 veya daha fazla pazarda pasaport hakkına ulaştığını aktarıyor.
Haberde Almanya sayı bakımından önde görünse de, daha ağır ilerleyen süreç ve dil bariyerleri nedeniyle özellikle erken aşamadaki girişimler için her zaman ilk tercih olmayabileceği vurgulanıyor. Buna karşılık daha küçük yargı alanlarında hız, maliyet, düzenleyici tecrübe ve kurumsal itibar arasındaki denge daha belirleyici hale geliyor.
Malta, Litvanya, Estonya ve Çekya neden öne çıkıyor?
Kaynak metne göre Malta, OKX, Crypto.com, Gemini, Gate, Blockchain.com ve BVNK gibi büyük oyuncuların tercih ettiği bir merkez olarak dikkat çekiyor. Malta Finansal Hizmetler Otoritesi’nin geçmişten gelen kripto deneyimi, özellikle borsa ve alım satım platformu modeli kuran şirketler için önemli görülüyor.
Litvanya ise İngilizce başvuru kabul etmesi, görece hızlı ilerleyen süreçleri ve fintech ekosistemi sayesinde startup tarafında öne çıkıyor. Haberde Robinhood, CoinGate ve Nuvei bağlantılı Simplex lisans sahibinin yetkilendirilmiş CASP’ler arasında bulunduğu belirtiliyor.
Estonya tarafında ise tersine bir tablo var. Bir dönem Avrupa’daki kripto lisanslarının merkezi olarak görülen ülkede, MiCA altında yalnızca bir yetkili CASP bulunduğu aktarılıyor. Eski VASP lisanslarının otomatik dönüşmemesi ve yerel yönetim, operasyon ve yönetişim gibi “gerçek varlık gösterme” kriterlerinin sıkı şekilde uygulanması bu değişimde etkili gösteriliyor.
Çekya ise son aylarda hızlı yükselen ülkelerden biri olarak sunuluyor. Şubat ayında sıfır olan MiCA lisanslı CASP sayısının yediye çıktığı, bunun da ülkeyi sayı bakımından Litvanya’nın önüne taşıdığı ifade ediliyor.
AB dışındaki seçeneklerde Dubai ve Singapur ayrışıyor
Analizde, müşteri tabanı Avrupa’da yoğunlaşan şirketler için MiCA pasaportunun açık ara en güçlü avantaj olduğu belirtiliyor. Buna karşılık Avrupa dışına odaklanan şirketler açısından Dubai ve Singapur iki farklı alternatif olarak öne çıkarılıyor.
Dubai’de VARA’nın faaliyet bazlı lisans modeli, yüzde 100 yabancı sahipliğe izin veren yapı ve vergi avantajları, küresel ya da MENA odaklı firmalar için cazip unsurlar arasında sayılıyor. Ancak bu modelin Avrupa Birliği genelinde geçerli bir pasaport sağlamadığı özellikle hatırlatılıyor.
Singapur’da ise MAS gözetimindeki yapı daha seçici bir filtre olarak tanımlanıyor. Haberde, Dijital Ödeme Tokeni lisanslarının sınırlı sayıda verildiği ve 30 Haziran 2025 sonrası yürürlüğe giren DTSP rejimiyle yalnızca yurt dışına hizmet veren Singapur şirketleri için de lisans çıtasının yüksek kaldığı belirtiliyor.
Maliyet ve süre tarafında hazırlık kalitesi belirleyici
Kaynak habere göre tipik bir MiCA CASP lisans süreci ilk yılda 200 bin ila 475 bin avro arasında maliyet yaratabiliyor. Sermaye gereklilikleri, şirket kuruluşu, hukuk, uyum, ofis, BT güvenliği ve otorite ücretleri toplam maliyeti şekillendirirken; takvim de çoğu durumda altı ila dokuz aya yayılıyor.
Analizin vardığı temel sonuç, MiCA döneminde başarının yalnızca “kripto dostu ülke” seçmekle değil, başvuru dosyasının kalitesi, yerel ekip yapılanması ve iş modeline uygun ülke tercihiyle belirlendiği yönünde. Bu nedenle ESMA sicilindeki güncel dağılım, Avrupa pazarına girmek isteyen kripto şirketleri için artık pazarlama söylemlerinden daha somut bir referans noktası oluşturuyor.