Humanity Protocol ekosistemini sarsan ve yaklaşık 31 milyon dolarlık kayba neden olan siber saldırıyla ilgili tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Zincir üstü araştırmalarıyla tanınan ZachXBT, yaptığı son incelemelerin ardından saldırının proje içinden organize edildiğine dair iddiaların mevcut verilerle desteklenmediğini açıkladı.
Son değerlendirmeye göre olayın merkezinde, Humanity Foundation ile bağlantılı bir kişiye ait özel anahtarın ele geçirilmesi bulunuyor. Böylece ilk aşamada gündeme gelen içeriden satış veya ekip kaynaklı manipülasyon ihtimali önemli ölçüde zayıflamış oldu.
Saldırı sonrası dikkatler ekip üzerine çevrilmişti
Humanity Protocol'un H tokeni, saldırının ardından sert değer kaybı yaşadı. Saldırganların proje ile bağlantılı cüzdanlardan büyük miktarda token çekerek piyasada satış yapması sonucu token fiyatı kısa sürede yüzde 80'den fazla geriledi.
Yaşanan çöküşün ardından bazı yatırımcılar, özel anahtar ihlali açıklamasının içeriden yapılan token satışlarını gizlemek için kullanılabileceğini öne sürmüştü. Ancak ZachXBT, saldırıdan elde edilen fonların hareketlerini ve aklama sürecini detaylı şekilde inceledikten sonra bu görüşünü değiştirdiğini belirtti.
Yeni bulgular, şüpheli piyasa yapıcılığı faaliyetleri ile özel anahtar ihlalinin birbirinden bağımsız olaylar olduğunu gösteriyor.
Piyasa faaliyetleriyle ilgili soru işaretleri sürüyor
Her ne kadar saldırının içeriden gerçekleştirildiği iddialarına mesafeli yaklaşsa da ZachXBT, saldırı öncesinde H token çevresinde yaşanan bazı piyasa hareketlerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini düşünüyor.
Araştırmacı daha önce token fiyatının, güçlü temel gelişmeler olmaksızın haftalar boyunca agresif şekilde yukarı taşındığını savunmuş ve Hong Kong merkezli olduğu belirtilen bazı piyasa yapıcılık anlaşmalarına ilişkin şeffaflık çağrısında bulunmuştu.
Son değerlendirmesinde ise bu işlemlerin saldırının doğrudan parçası olduğuna dair bir kanıt bulunmadığını ifade etti. Ona göre saldırganlar, haziran ayı sonunda planlanan token kilit açılımı öncesinde yükselen fiyat ortamından faydalanmış olabilir.
25 Haziran'daki token açılımı gündemdeydi
Humanity Protocol'un 25 Haziran'da yatırımcılar için güncellenmiş hak ediş planı kapsamında yeni token dağıtımı gerçekleştirmesi planlanıyordu. Daha önce bazı erken dönem yatırımcıların uzun vadeli kilit süresi yerine indirimli ve daha hızlı erişim seçeneğini tercih ettiği açıklanmıştı.
Bu süreçte yaşanan fiyat yükselişi ve sonrasındaki saldırı, piyasa katılımcılarının dikkatini proje üzerindeki risklere çevirdi.
Şirketten özel anahtar açıklaması geldi
Humanity Protocol Kurucusu ve CEO'su Terence Kwok, saldırı günü yaptığı açıklamada Humanity Foundation bünyesindeki bir üyeye ait özel anahtarların ele geçirildiğini doğruladı. Güvenlik incelemeleri tamamlanana kadar kullanıcıların köprü ve likidite havuzu işlemlerinden uzak durması istendi.
Zincir üstü araştırmacılar ilk etapta proje ile ilişkili 17'den fazla cüzdanın boşaltıldığını bildirdi. Başlangıçta yaklaşık 19 milyon dolar olarak hesaplanan zarar, daha sonra yapılan takip çalışmalarında 30 milyon doların üzerine çıktı.
Saldırganın Ethereum'a geçtiği tespit edildi
Blokzincir verileri, saldırganın ele geçirdiği H tokenlerinin önemli bölümünü satarak gelirleri Ethereum'a dönüştürdüğünü ortaya koydu. Yapılan analizlerde yaklaşık 23,7 milyon dolarlık kısmın ETH'ye çevrildiği, yaklaşık 7,9 milyon dolarlık bölümün ise H token olarak tutulduğu aktarıldı.
Öte yandan bazı güvenlik araştırmaları, saldırganın BNB Smart Chain üzerindeki H token sözleşmesinde yönetici yetkilerini ele geçirerek ilave 100 milyon token bastığını ileri sürdü. Haber hazırlanırken proje tarafından bu iddia doğrulanmış değildi.
Saldırı öncesinde 0,84 dolar seviyelerine kadar yükselen H token, yoğun satış baskısıyla birlikte yaklaşık 0,12 dolar bölgesine kadar geriledi. Aynı dönemde işlem hacminde de sert artış yaşandı.