Avrupa Merkez Bankası (ECB), küresel stablecoin pazarındaki hızlı büyümenin finansal sistem üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarını artırırken, dijital euro projesini Avrupa’nın ekonomik bağımsızlığı açısından stratejik bir adım olarak öne çıkarıyor.
ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Güney Kore’de düzenlenen bir merkez bankacılığı konferansında yaptığı değerlendirmede, stablecoin kullanımının mevcut seviyelerde sınırlı olmasına rağmen çok hızlı büyüdüğünü ve bu eğilimin uzun vadede küresel para sisteminde önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Dolar Destekli Stablecoinler Endişe Yaratıyor
Stablecoin pazarının büyük bölümünü ABD dolarına endeksli dijital varlıklar oluşturuyor. Sektörün toplam büyüklüğü yaklaşık 300 milyar dolara yaklaşırken, ECB yetkilileri bu durumun doların uluslararası finans sistemindeki hakimiyetini daha da güçlendirebileceği görüşünde.
Schnabel’e göre bu süreç yalnızca ABD ekonomisinin gücünden kaynaklanmıyor. Ağ etkileri, ölçek avantajı ve piyasaya ilk giren oyuncuların elde ettiği üstünlükler de dolar destekli stablecoinlerin yaygınlaşmasını hızlandırıyor.
“Doların küresel hakimiyeti ekonomik temellerden ziyade ağ etkileri ve ölçek avantajları sayesinde daha da güçlenebilir.”
ECB, özellikle yerel para birimlerine duyulan güvenin düşük olduğu ekonomilerde dolar tabanlı stablecoin kullanımının artmasının merkez bankalarının para politikalarını uygulama kapasitesini zayıflatabileceğini düşünüyor.
Avrupa Dijital Euroyu Stratejik Araç Olarak Görüyor
ECB uzun süredir dijital euro üzerinde çalışıyor. Kurum, projeyi yalnızca yeni bir ödeme aracı olarak değil, aynı zamanda Avrupa'nın ödeme altyapısındaki dış bağımlılığını azaltacak stratejik bir girişim olarak değerlendiriyor.
Merkez bankası yetkilileri, dijital euro sayesinde Avrupa vatandaşlarının ve şirketlerinin kamu güvencesi altındaki dijital paraya erişebileceğini, böylece özel sektör tarafından ihraç edilen stablecoinlere olan bağımlılığın azaltılabileceğini savunuyor.
ECB'nin mevcut planlamasına göre dijital euro için pilot uygulamanın 2027 yılında başlaması, gerekli yasal süreçlerin tamamlanması halinde sistemin 2029 yılında kullanıma hazır hale gelmesi hedefleniyor.
Finansal İstikrar ve Bankacılık Sistemi Risk Altında mı?
ECB tarafından son dönemde yayımlanan çeşitli çalışmalar, stablecoin kullanımının bankacılık sektörü üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret ediyor. Dijital varlıklara yönelen tasarruf sahiplerinin banka mevduatlarını azaltması durumunda bankaların daha pahalı ve daha oynak fonlama kaynaklarına yönelmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Merkez bankası ayrıca büyük stablecoin ihraççılarının önemli miktarda ABD Hazine tahvili bulundurmasının yeni sistemik riskler yarattığını düşünüyor. Olası bir güven kaybı veya toplu geri çekim dalgası durumunda rezerv varlıkların hızlı şekilde satılması küresel finansal piyasalarda dalgalanmaları tetikleyebilir.
ECB yetkilileri bu nedenle stablecoin ihraççılarının rezerv kalitesi, likidite yapısı, şeffaflık standartları ve yatırımcı koruma mekanizmaları açısından sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini savunuyor.
Tokenize Finans Döneminde Euro’nun Konumu Tartışılıyor
Avrupa Merkez Bankası'nın temel kaygılarından biri de gelecekte oluşacak tokenize finans ekosisteminde euronun etkisini koruyabilmesi. Yetkililere göre dijital varlıkların yaygınlaştığı yeni dönemde güçlü bir kamu destekli dijital euro bulunmaması halinde dolar bazlı stablecoinler uluslararası işlemlerde daha baskın hale gelebilir.
Schnabel, merkez bankalarının teknolojik dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurgularken, dijital çağda para politikası etkinliğinin ve parasal egemenliğin korunmasının giderek daha kritik hale geldiğine dikkat çekti.