Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), küresel finans sistemini dönüştürmeyi hedefleyen tokenizasyon projesinde kritik bir aşamaya geçildiğini duyurdu. BIS öncülüğünde yürütülen Project Agora kapsamında geliştirilen sınır ötesi ödeme altyapısı, simülasyon sürecini tamamlayarak gerçek para kullanılan test aşamasına hazırlanıyor.
Yedi merkez bankası ve 40’tan fazla finans kuruluşunun yer aldığı proje, tokenlaştırılmış merkez bankası rezervleri ile ticari banka mevduatlarının ortak bir platform üzerinde anlık ve eş zamanlı şekilde takas edilmesini hedefliyor.
Project Agora yeni aşamaya geçti
BIS tarafından yapılan açıklamaya göre Project Agora, “atomic settlement” olarak adlandırılan işlem modelini başarıyla test etti. Bu sistemde sınır ötesi ödeme işlemlerinin tüm adımları aynı anda tamamlanıyor veya işlem tamamen iptal ediliyor. Böylece taraflardan birinin yükümlülüğünü yerine getirip diğerinin getirmemesi riskinin önüne geçiliyor.
Mevcut uluslararası ödeme sistemlerinde işlemler genellikle birden fazla aracı banka üzerinden ilerlediği için transfer süreleri günler sürebiliyor. BIS yetkilileri ise tokenizasyon altyapısının bu süreci saniyelere indirebileceğini belirtiyor.
“İşlemin gerçekleşmesi için gereken tüm unsurlar hazır olduğunda, transfer tek seferde tamamlanabiliyor.”
Bu değerlendirme, BIS Genel Müdür Yardımcısı Andrea Maechler’in proje sunumunda yaptığı açıklamalar arasında yer aldı.
Merkez bankaları ve dev finans kurumları projede yer alıyor
Project Agora kapsamında bugüne kadar ABD New York Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası, Fransa Merkez Bankası, İsviçre Merkez Bankası, Meksika Merkez Bankası ve Güney Kore Merkez Bankası projeye dahil oldu.
Çarşamba günü yapılan açıklamada Kanada Merkez Bankası’nın da projeye katıldığı bildirildi. Özel sektör tarafında ise çalışmaları Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) koordine ediyor.
IIF Başkanı Tim Adams, tokenizasyon tabanlı yeni ödeme altyapısının yalnızca bankalar için değil tüm finansal sistem için önemli avantajlar sağlayacağını ifade etti.
BIS mevcut sistemi tamamen değiştirmeyi hedeflemiyor
Projeye ilişkin yayımlanan 97 sayfalık nihai raporda BIS, mevcut muhabir bankacılık sisteminin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmediğini vurguladı. Raporda mevcut sistemin küresel ödemelerin “omurgası” olmaya devam ettiği belirtildi.
Ayrıca yaptırım kontrolleri, kara para aklamayı önleme prosedürleri ve SWIFT uyumluluğunun da yeni tokenizasyon altyapısında korunacağı ifade edildi.
BIS’in yaklaşımı, geleneksel finans altyapısını tamamen devre dışı bırakmak yerine blockchain tabanlı teknolojilerle modernize etmek üzerine kuruluyor.
Tokenizasyon küresel finansın merkezine yerleşiyor
Son dönemde hem merkez bankaları hem de Wall Street devleri tokenizasyon teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırmış durumda. BIS’in Project Agora hamlesi de bu dönüşümün en dikkat çeken adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Özellikle sınır ötesi ödeme süreçlerinde yaşanan maliyet, hız ve operasyonel risk problemlerinin blockchain tabanlı altyapılarla çözülmesi hedefleniyor.
BIS daha önce yayımladığı yıllık ekonomik raporda da tokenizasyonun yeni nesil finansal sistemin temel yapı taşlarından biri olacağını vurgulamıştı. Kurum, tokenizasyon sayesinde ödeme, mutabakat ve varlık transfer süreçlerinin tek platformda birleşebileceğini savunuyor.