ABD'de kripto para sektörünü doğrudan etkileyebilecek kapsamlı vergi düzenlemeleri yeni bir aşamaya geçti. Temsilciler Meclisi bünyesinde değerlendirilen altı ayrı yasa tasarısı, dijital varlık işlemlerinden madencilik ve staking gelirlerine kadar uzun süredir tartışılan birçok vergi belirsizliğini gidermeyi amaçlıyor.
Beyaz Saray'ın dijital varlık politikalarından sorumlu danışmanı Patrick Witt, düzenleme paketine destek vererek vergi alanında daha net kurallara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Witt'in açıklamaları, Kongre'de kripto sektörüne yönelik kapsamlı düzenleme çalışmalarının hız kazandığı bir dönemde geldi.
Kripto vergilendirmesinde altı ayrı düzenleme masada
Komitede görüşülen tasarılar tek bir çatı altında birleştirilmek yerine ayrı ayrı ilerletiliyor. Bu yaklaşımın, bazı maddelerin siyasi çekişmelere takılmadan yasalaşma ihtimalini artırabileceği değerlendiriliyor.
Gündemde yer alan düzenlemeler arasında dijital varlık sahiplerinin vergi raporlama yükünü azaltmayı hedefleyen teklifler, kripto bağışlarının vergisel statüsünü netleştiren düzenlemeler, staking ve madencilik gelirlerinin hangi aşamada vergilendirileceğini belirleyen hükümler ile dijital varlıklara yönelik mevcut vergi kurallarını güncelleyen maddeler bulunuyor.
Staking ve madencilik gelirleri için netlik hedefleniyor
En fazla dikkat çeken başlıklardan biri, staking ve madencilik ödüllerinin ne zaman vergilendirileceğini belirlemeyi amaçlayan düzenleme oldu. Kripto yatırımcıları uzun süredir, elde ettikleri token'ların fiyatı daha sonra sert şekilde düşse bile vergi yükümlülüğüyle karşı karşıya kalabildiklerini savunuyordu.
Yeni teklifin kabul edilmesi halinde, staking ve madencilik gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin daha açık kurallar oluşturulması hedefleniyor. Sektör temsilcileri bunun yatırımcılar açısından önemli bir belirsizliği ortadan kaldırabileceğini düşünüyor.
Küçük kripto ödemeleri için muafiyet gündemde
Paket içerisindeki bir diğer dikkat çekici düzenleme ise düşük tutarlı kripto para işlemlerine yönelik raporlama yükümlülüklerini azaltmayı amaçlıyor. Mevcut uygulamada küçük çaplı dijital varlık harcamaları dahi sermaye kazancı olarak değerlendirilip kayıt altına alınmak zorunda kalabiliyor.
Önerilen değişiklikle belirli limitlerin altındaki işlemler için istisna uygulanması ve günlük ödemelerde oluşan bürokratik yükün azaltılması planlanıyor. Böylece kripto paraların ödeme aracı olarak kullanımının önündeki bazı engellerin kaldırılması hedefleniyor.
Gönüllü bildirim ve bağış düzenlemeleri de pakette yer alıyor
Tasarılar yalnızca yatırımcıları değil, kurumları ve vergi mükelleflerini de ilgilendiriyor. Paket kapsamında dijital varlık bağışlarının vergi uygulamalarına açıklık getirilmesi, kripto işlemlerine yönelik kötüye kullanım karşıtı kuralların güncellenmesi ve geçmiş dönem beyanlarını düzeltmek isteyen mükellefler için gönüllü bildirim mekanizmasının oluşturulması da öngörülüyor.
Komitedeki oturumlarda Coinbase, Fidelity Investments, Coin Center, Crypto Council ve The Digital Chamber gibi sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınması planlanıyor.
Kripto düzenleme gündemi büyüyor
Vergi düzenlemelerine verilen destek, ABD'de aynı dönemde tartışılan daha geniş kapsamlı kripto düzenleme girişimleriyle de paralel ilerliyor. Patrick Witt son dönemde dijital varlık piyasalarının denetlenmesine yönelik CLARITY Act tasarısını da savunmuş ve düzenlemenin sektör üzerindeki federal gözetimi güçlendireceğini belirtmişti.
Vergi kurallarıyla ilgili yeni tekliflerin Temsilciler Meclisi'nde ilerlemesi ve piyasa yapısına ilişkin düzenlemelerin Senato'da görüşülmeye devam etmesi, Washington'da kripto sektörünü yeniden şekillendirebilecek kapsamlı bir düzenleme dönemine işaret ediyor.