Aave kurucusu Stani Kulechov, DeFi piyasasında yılın en sert likidite streslerinden birinin ardından protokolü savundu. KelpDAO bağlantılı köprü saldırısının tetiklediği panik dalgasında Aave’den 48 saat içinde yaklaşık 8,45 milyar dolarlık mevduat çıkışı yaşandı.
Paris’te düzenlenen Proof of Talk konferansında konuşan Kulechov, Aave’nin merkeziyetsiz finans ekosistemindeki ağır baskıya rağmen operasyonlarını sürdürdüğünü vurguladı. Kulechov’a göre Aave V3 altyapısı, daha önce de yüksek volatilite dönemlerinde test edildi ve son kriz bu dayanıklılığın yeni bir örneği oldu.
KelpDAO saldırısı Aave’ye nasıl sıçradı?
Krizin çıkış noktası Aave’nin kendi akıllı kontratları değil, KelpDAO’nun LayerZero destekli köprüsünü hedef alan güvenlik olayıydı. Risk araştırmacıları, saldırının LayerZero doğrulayıcı düğümlerine yönelik RPC spoofing ve DDoS yöntemleriyle bağlantılı olduğunu aktardı.
Saldırı doğrudan Aave kontratlarından kaynaklanmasa da DeFi altyapılarının birbirine bağlı yapısı nedeniyle etkiler hızla kredi protokolüne taşındı. Kullanıcıların yoğun şekilde fon çekmeye başlaması, Aave üzerinde büyük bir likidite baskısı oluşturdu.
Stani Kulechov, Aave’nin çalkantılı dönemlerde güçlü bir direnç gösterdiğini belirterek protokolün kriz boyunca çalışmaya devam ettiğini söyledi.
DAO ve Kulechov’dan acil destek geldi
Çıkış dalgasının büyümesi üzerine Aave DAO acil müdahale paketi kapsamında 25 bin ETH ayırdı. Kulechov ise kişisel olarak 5 bin ETH katkı sundu. Bu katkının olay sırasındaki değerinin yaklaşık 8,4 milyon dolar olduğu belirtildi.
Toplam 30 bin ETH’lik destek, protokolün likidite baskısını hafifletmek ve piyasa güvenini korumak amacıyla devreye alındı. Buna rağmen olay, DeFi protokollerinin yalnızca kendi kod güvenliğiyle değil, bağlı oldukları dış altyapılarla da sistemik risk taşıdığını yeniden gündeme getirdi.
Risk raporları kötü borca işaret etti
Kulechov, büyük DeFi uygulamalarında akıllı kontrat güvenliğinin önemli ölçüde geliştiğini, ancak risklerin giderek üçüncü taraf sistemlerden kaynaklandığını savundu. Ona göre son kriz, temel kredi protokollerinden çok destekleyici altyapılardaki zafiyetlerin yarattığı etkileri gösterdi.
Buna karşılık bazı risk analizleri daha temkinli bir tablo çizdi. LlamaRisk, saldırganların KelpDAO açığını kullanarak değersiz teminat oluşturduğunu, bu teminatların Aave’ye yatırılmasının ardından gerçek wrapped Ether çekildiğini bildirdi. Firma, olay sonucunda Aave V3 üzerinde yaklaşık 123,7 milyon dolarlık kötü borç oluştuğunu tahmin etti.
Bank Policy Institute tarafından yapılan ayrı bir değerlendirmede ise olayın DeFi sigorta mekanizmalarındaki zayıflıkları ortaya koyduğu ve büyük ölçekli çekimlerin geleneksel bankacılıktaki mevduat kaçışlarına benzer baskılar yaratabileceği belirtildi.
Aave V4 ile bulaşma riski azaltılmak isteniyor
Aave Labs, yaşanan krizin ardından V4 yükseltmesi üzerinde çalışıyor. Yeni mimarinin klasik likidite havuzu yaklaşımı yerine modüler bir hub-and-spoke yapısı kullanması planlanıyor.
Kulechov’a göre bu model, riskli teminatların daha erken izole edilmesine, yerel risk primlerinin uygulanmasına ve kayıpların farklı borç verme piyasalarına yayılmasının önlenmesine yardımcı olabilir. Bu yaklaşım, DeFi’de giderek daha görünür hale gelen bulaşma riskine karşı mimari düzeyde bir önlem olarak değerlendiriliyor.
Aave regüle alanda da büyüyor
Aave Labs, teknik taraftaki risk kontrollerini güçlendirmeye çalışırken regüle faaliyetlerini de genişletiyor. Grubun Push Labs Limited ve Push Virtual Assets Limited adlı iştirakleri, geçen ay Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi’nden kayıtlı kripto varlık borsası sağlayıcısı olarak faaliyet izni aldı.
Bu onaylar, grubun mevcut FCA Elektronik Para Kuruluşu yetkilendirmesini tamamlıyor. Aave Labs ayrıca Kasım 2025’te Avrupa Birliği’nde MiCA kapsamında da yetkilendirme almıştı. Böylece şirket, DeFi altyapısını güçlendirirken regülasyon uyumlu operasyonlarını da büyütmeyi sürdürüyor.